Haberler


Galilei, Genç Osman ve Bugün...
  • Yorumlar: 0
  • 22 Şubat 2009 16:31
  • Haber kategori: Çayyolu
  • Ekleyen:
  • Ziyaretler: 1384
  • Son Güncelleme: -/-
  • (Güncel Beğeni 0.0/5 Yıldızlar) Toplam Oylar: 0

Galilei, Genç Osman ve Bugün...

0 0

Şubat ayında Devlet Tiyatroları’nın 3 oyununa gittim:

Galilei’nin Yaşamı, Genç Osman ve Giordano Bruno.

Bruno ayrı yazı konusu...
Galilei ve Genç Osman aynı çağda yaşadı. 17. yüzyılın başındaki Osmanlı’nın ve Avrupa’nın gerçeği salt onların yaşadıklarıyla anlatılabilir.

Genç Osman 1618’de 14 yaşındayken tahta çıktığında, çeviri yapabilecek düzeyde Latince, Arapça, Farsça, İtalyanca ve Yunanca biliyordu. Çok iyi eğitim almıştı. Dalları meyvelerle dolu bu fidan, 16. Osmanlı padişahı olarak şunları yapmak istiyor:

Haremi kapatmak, kadın-erkek eşitliğine dayalı tek eşli aile sistemini yerleştirmek, eğitimi geliştirmek, Yeniçeri ve Sipahi ocaklarını kapatıp Anadolu gençlerinden kurulu düzenli bir ordu oluşturmak, Kuran’ı halkın anlayacağı dile çevirmek.

Hocaları Genç Osman’ı hem destekliyor hem uyarıyor:

Bunların tümünü yapamazsın, sırasıyla yap, saray çevresine kabul ettirebileceğin kadarıyla yetin.

Genç Osman “Hayır” diyor, “ben cihan padişahıysam yapacağım.

18 yaşında idam ediliyor, hayalleriyle birlikte yaşama veda ediyor. Arta destanları kalıyor:

Herkes onu yadırgadı / Oysa güzeldi maksadı/kanayan bir güldür adı / Cihan şahına kıydılar.

Yazar Turan Oflazoğlu’nun, yönetmen Şakir Gürzumar’ın, Akın Erozan, Tolga Tuncer, İlhan Kantarcı, Kutay Sungar ve tüm oyuncuların emeğine sağlık.

Galileo Galilei astronom, fizikçi. Dinamiğin ve fizikte bugün de kullanılan araştırma yöntemlerinin kurucusu. Mikroskobun, birleşik kaplar yasasının bulucusu.

Dünyanın hem kendi ekseninin hem de güneşin etrafında döndüğünü de bulunca, papazı buluyor!

Kilise, “Olmaz” diyor, “bizim kitabımıza, iktidarımıza aykırı”.

Engizisyon işkence aletlerini gösteriyor.

Uzun gelgitlerin ardından, yaşamının bağışlanması karşılığında tüm düşüncelerini geri alıyor. Öğrencileri yıkılıyor. Ev hapsindeyken, yine de bilimle uğraşmaya devam ediyor. Yarım bıraktıklarını tamamlayıp, öğrencisi aracılığıyla gizlice dışarı çıkarıyor.

Oyundaki t-onlarca vurgudan biri:

Öğrencisi: “Ne yazık o topluma ki kahramanları yoktur.

Galilei: “Ne yazık o topluma ki kahramanlara gerek duyar.

Brecht’in bu oyununu yönetmek için ufku sınırsız bir “gök gücü” gerekli!

Erhan Gökgücü’nün, Tamer Levent’in ve tüm oyuncuların emeğine sağlık.

Her iki oyundan sonra ister istemez, bugünü, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini, Atatürk’ün devrimleri başarmak için izlediği yolu düşündüm. Sordum:

Atatürk Genç Osman’ı, Galilei’yi okumuş mudur?

Kitaplığımdaki “Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar” ciltlerini çıkardım. 50’den fazla Osmanlı tarihi okumuş. Bir o kadar da Avrupa tarihi. 5. cildin 491. sayfasında Yeniçerilerin şu sözünün altını çizmiş:

Biz destiye kurşun atar ve keçeye kılıç çalarız, talim istemeyiz.

Genç Osman’ın düzenli ordu ve eğitim istemine direnen Yeniçeriler böyle söylüyordu.

Ne mutlu bize ki Atatürk gibi bir kahramanımız var. Ne mutlu Atatürk’e ki kendisini kahramanlaştırmadı.

Galilei ve Genç Osman, aydınlanmacılığa karşı çıkan otoriteye çarpıyor. Bugün onları asanlar, susturanlar yok ama, her ikisinin hayalleri yaşamaya devam ediyor. Gerçek olan onların mücadelesi... Benzer mücadele bugün de sürmüyor mu?

Zaman hep gerçek olanı ve insanlık adına doğru olanı yaşatıyor.

Ne diyor Brecht:
Gerçek; otoritenin değil, zamanın çocuğudur.” 

Mustafa Balbay
22 Şubat 2009 Pazar - Cumhuriyet

Paylaş
  • Twitter
  • del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Technorati
  • Reddit
  • Yahoo Buzz
  • StumbleUpon

Hiç yorum yok...

Bilgi! Maalesef sadece kayıtlı ve giriş yapmış kullanıcılar yorum gönderebilir. Giriş yapın veya Kayıt olun.