Haberler


Yılmaz Özdil Çayyolu için yazdı...
  • Yorumlar: 0
  • 17 Aralık 2010 00:00
  • Haber kategori: Çayyolu
  • Ekleyen:
  • Ziyaretler: 1302
  • Son Güncelleme: -/-
  • (Güncel Beğeni 0.0/5 Yıldızlar) Toplam Oylar: 0

Yılmaz Özdil Çayyolu için yazdı...

0 0

Hücreevine yapılan baskında, 4 biberon 7 emzik ele geçirildi; çıngıraklı teröristler emekleye emekleye kaçmayı başardı...

Londra'da yaşandı.
Tipin biri, insanların yürüyüş yaptığı, çimlere yayıldığı bireysel özgürlük alanı Hyde Park'ta, kızcağızın birini akşam vakti tek başına kıstırdı, taciz etti, yakalandı, mahkemeye çıkarıldı. Hâkim 3 saniye bile düşünmeden, haşırt diye 3 sene hapis cezasını geçirdi... Savcı bile şaşırdı. Çünkü, bu tür durumlarda en fazla 6 ay veriliyordu, niye 3 sene? Hâkim dedi ki: “6 ayı tacizden ötürü veriyorum, gerisini, kızlarımızın oralarda rahat rahat gezebilmeleri için!”

Ankara'da yaşanan?
Başkentin en medeni restoranlarından biri, sanki pavyonmuş gibi, polis tarafından basıldı, “İçki servisi yapılıyor, çocukların ne işi var!” diye babalarının kimliklerini topladı. Tesadüfen orada ailesiyle birlikte yemek yiyen ve müdahale eden dişli avukatı gözaltına almaya kalktılar, Ankara Barosu Başkanı olduğu ortaya çıkınca, maça sıkmadı, bırakıp gittiler.

Allah'tan Baro Başkanı oradaydı... Yoksa, anneleri de “konsomatris” diye götürebilirlerdi!
5 gün geçti üstünden.
Yazmadım.
5 gün takip ettim...
Netice?

O restorana çocuklarıyla kimse gelmiyor artık... 5 gündür tek tük aile ya geldi, ya gelmedi. Bıraktık aileleri, insanlar çocuksuz bile gelmeye korkuyor. Üstelik, sadece o restoran da değil... Ümitköy civarındaki restoranların hepsi adeta sinek avlıyor. Çünkü, Baro Başkanı tesadüfen orada olduğu için haberimiz oldu, öbür restoranların aynı şekilde basıldığından kimsenin haberi olmadı. Meğer hepsi basılmış. E haliyle, kulaktan kulağa yayılmış.

İşte o nedenle, Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, söz konusu polisler hakkında suç duyurusunda bulunurken, bu uygulamanın “vatandaşı terbiye uygulaması” olduğunu söyledi.

AB hukuku, bireysel özgürlüğü korumak için suçlunun cezasını arttırıyor... Bizim polis, bireysel özgürlüğü kısıtlamak için, hukukun dışına çıkarak, suçsuz insanların üstüne yürüyor.

Bizim hâkimler ne karar verecek, bekleyip göreceğiz. Ankara ahalisine gelince...

Beklemeyin kardeşim!
Bu hadise İzmir'de yaşansaydı, emin olun, o restoranda bebek arabalarından oturacak yer bulamazdınız bu 5 gün zarfında, inadına...

Çocuğu olmayan komşunun çocuğunu alır gelirdi... İddiaya girerim, çocuk bulamayan emzikle otururdu!

Bakın, İstanbul'da yapıyorlar benzerini... Caddebostan İskele Caddesi'ndeki restoranları taciz etmek için taaa ramazanın başında kazdılar sokağı, hâlâ çamur deryası halinde tutuyorlar, ki, insanlar gelmesin diye... Gençlere durup dururken kimlik soruyorlar. İnadına, iğne atsanız yere düşmez orada, sanırsın miting var... İstersen volkanik krater aç, geliyor İstanbullular.

Beklemeyin kardeşim... Gidin.
Yaşam biçiminize sahip çıkın. Teslim olmayın.

Yılmaz ÖZDİL
Hürriyet / 16.12.2010

Paylaş
  • Twitter
  • del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Technorati
  • Reddit
  • Yahoo Buzz
  • StumbleUpon

Hiç yorum yok...

Bilgi! Maalesef sadece kayıtlı ve giriş yapmış kullanıcılar yorum gönderebilir. Giriş yapın veya Kayıt olun.