Haberler


Parafın Hatırlattıkları...
  • Yorumlar: 0
  • 31 Ağustos 2013 10:15
  • Haber kategori: Çayyolu
  • Ekleyen:
  • Ziyaretler: 1570
  • Son Güncelleme: -/-
  • (Güncel Beğeni 0.0/5 Yıldızlar) Toplam Oylar: 0

Parafın Hatırlattıkları...

0 0

SBF'den mezun olduktan sonra; 1976 yılında burslu düz memur adayı olarak İçişleri Bakanlığı Özlük İşleri Genel Müdürlüğünün sicil dosya odasına atandım. Bakanlığın en üst düzeyden en alt düzeyine kadar tüm memurların özlük sicil dosyaları elimizin altındaydı, odamıza gelen ilgili yazıları, her memurun sicil dosyasına koyar ve gerekiyorsa sicil defterine el yazısıyla ayrıca da yazardık, çok sıkıcı bir işti, bu işi hiç kendimize yakıştıramazdık. Ancak kişilerin nasıl yükseldiğini, ne gibi taktiklerle, Bakanın gözüne girmeyi başardıklarını dosya incelemelerinden kolayca anlıyorduk. Bir abimiz Kaymakamlık yaptığı her ilçede Bakanlık Makamına yabancı dille yazılmış çeşitli ülkelerden postalanmış methiye yazıları ile karşı karşıya bırakıp, Bakan bu yabancı dille yazılmış yazıları tercüme ettirip, peşinden takdirnameler aldığı sonunda müsteşarlık makamına kadar yükseldiğini daha sonraki yıllarda daha da iyi anlamış olacaktım. Kendisinin rahmetli olduğunu ve özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptığını da belirteyi. Bu arada Şefimiz Bucak Müdürlüğünden merkeze gelen E.A'dı. Bizlerin ileride Kaymakam olacağımızı dikkate alarak, hoşgörülü davranırdı. 4-5 SBF'li sicil dosyalarına evrak koymaktan ve yazı yazmaktan usanmıştık. Bir karar aldık ve işi aksatmaya başladık. Gelen evraklar nerdeyse boyumuzu aştı. Şefimiz hiç memnun değildi, Genel Müdür A.R.A' na bizleri şikayet etmek zorunda kaldı. Bir gün Genel Müdür odamıza gelerek yaptığımızın doğru olmadığını derhal gerekeni yapmamızı aksi halde hakkımızda soruşturma açacağını sert bir biçimde yüzümüze karşı söyledi. Bizde bu işin bize yakışmadığını, SBF mezunu olarak daha önemli görevler yapmak istediğimizi hatta daha da ileri giderek kanun teklifleri hazırlayabileceğimizi beyan ettik. Genel Müdür cevap bile vermeden odamızı terk etti. Mecburen isteksizce mutat işleri gene ama yavaşlatarak devam ettik. Şefimizle şakalaşırdık... Çaycıya her defasında 1 kahve, 5 çay siparişi verirdik. Şefimiz "kahve kimin deyince biz beraberce şefim kahve sizin ve açıklardık. Şefler kahve içer derdik. Sonunda şefimiz isyan etti. Bende çay içeceğim diyerek." Şakamıza son verdi. Gün görmüş zeki bir kişi idi. Meslektaşları Bucak Müdürlüğü yaparken şefimiz merkezde çalışıyordu. Ara sırada bizlere tecrübelerini aktarırdı. İleride taşrada görev yapacaksınız, bu anlattığımı dikkatlice dinleyin kulak arkası yapmayın diyerek, anılarını bizle paylaşıdı; "İlçemdeki Kaymakamın hangi partiden olduğunu tespit etmek için ne yapar, ne eder onun seçim sandığının, sandık başkanı olurum. Önceden Kaymakama vereceğim zarfı toplu iğne ile deler ve sandık açılınca bu zarfı arar bulur ve Kaymakamın tuttuğu siyasi partiyi tespit ederim. Seçimlerde öncelikle size verilen zarfı iyice kontrol edin delik, işaret olup olmadığını kontrol edin." Demişti. ( Bugün buna gerek yok zaten Kaymakam Adayı, hangi iktidar döneminde sınavı kazanmışsa o iktidarın adamıdır.) Bu arada Maiyet Memurluğu (Kaymakamlık Adaylığı) sınavı açıldı. Yazılıyı kazandım. Mülakat komisyonunda Öz.İş. Gn.Müd A.R.V, Tef.Kur.Bşk. D.G, üye T.R var. Uyuyan Bakan Atilla Koç, o zaman çok genç ve dinamik Aydın'dan malum güçlerce Ankara'ya getirilmiş herhalde Bakan özel kalemiydi. Mülakat sırasında odaya destursuz girip çıkan kimlerin kazanacağını komisyona tebliğ eden bir sistem dışı bir kişiydi... Mülakat sıram gelince adım söylendi ve mülakat odasına hatırladığım komisyon üyelerinin karşısına gayet şık bir takım elbiseli olarak girdim. Karşılarındaki sandalyeye oturmam söylendi ve oturdum. İlk soru "Kanunlar her vatandaşa eşit olarak ülkemizde uygulanır mı?" Bende "Kanunlar karşısında her vatandaş eşittir." "Peki o zaman MV'lerinin Uçak ve Trende indirimli gidiyor buna ne dersin ?" dediler. Bende "MV'leri Türkiye'nin her yerine gidebilecekleri için böyle bir kolaylık ve imtiyaz sağlanmıştır." dedim. bu sefer "bak demek ki kanunlar eşit uygulanmıyor." Ben de "bunun böyle olması gerektiğini yoksa hiç bir MV'lı olay yerine gitmez bu masrafların altından kalkamaz." Dedim (Halbuki bugün MV. gitmediği halde bile aylık yolluğu 3 aylık peşin almaktadır.) Peki dediler. "Kardeşin var mı?" İki kardeşim var."Kardeşine bir MV'li arabasıyla çarpsa ve kardeşin bu kaza sonucu ölse ne olur?" "Konu mahkemece tespit edilir. MV. dokunulmazlığı olduğu için Fezleke düzenlenir. TBMM gönderilir. Meclis dokunulmazlığı kaldırırsa yargılama başlar. Kaldırılmazsa dönem sonu tekrar seçilemezse ancak o zaman yargılanır." Diye cevaplandırdım. "Bak görüyorsun demek ki kanunlar eşit olarak uygulanmıyor ..." Bende "Aksini savunuyorum...Bunun MV. lerinin ikide bir yargı önüne çıkmaması için yapılmış bir düzenleme olduğunu söylüyorum." Komisyon benle dalgasını geçiyordu... Kardeşin öldü gitti hesap soramıyorsun diye gülüyorlardı... Demek ki ayrıcalık var kanunlar eşit uygulanmıyor... ( Bunun arkasında amcamın Rize CHP MV. olması yatıyordu. Dilimle kuş tutsam kazanamayacağımı anlamıştım.) Sonuçta; kazanamadım.

Tekrar sicil dosya odasında düz memuriyete devam etmeye başladım. Bu arada odada tek başıma iken, Mülkiye rozetli adını sonradan öğrendiğim Asım Arslan odaya girdi ve benden "genç Mülkiyeli kardeşim sicil dosyamdan bana bir vesikalık fotoğrafımı verir mısın? dedi." Bende Dosyasını buldum. İçinde birden fazla vesikalık fotoğraf vardı. "Başıma bir şey gelmesin, Benim verdiğimi kimseye söylemeyin", diyerek bir adet vesikalık fotoğrafı kendisine verdim. Bu sırada bana kendini tanıtıp, Kaymakamken "Belgelerle Türkiye" adlı kitabı, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980'deki askeri hükümetler ile çeşitli sivil hükümetler döneminde birkaç kez toplatıldı, yasaklandı ve yakıldı.

Belgelerle Türkiye, yıllarca süren yargılanmalar sonunda Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi'nden beraat etti.

Belgelerle Türkiye, yurdumuzda hakkında en çok soruşturma açılan, en çok yargılanan, en çok toplatılan, en çok yasaklanan, en çok yakılan kitapların başında yer alıyor.

Peki ama Belgelerle Türkiye, neden askeri ve sivil tüm hükümetlerce toplatılıyor, yasaklanıyor, yakılıyor? Siyasal iktidarlar Belgelerle Türkiye'den niçin bu denli korkuyorlar?

Belgelerle Türkiye, Atatürk'ü, Atatürkçülüğü tam bağımsızlığı, özgürlükçü demokrasiyi, sosyal adaleti, barışı savunduğu; toplumsal adaletsizliklere, insan hakları ihlallerine, sömürüye, emperyalizme karşı çıktığı; yurdumuzun gerçeklerini açıkladığı, halkı uyandırdığı için, özgürlük, demokrasi, barış düşmanı siyasal iktidarlarca toplatılarak, yasaklanarak, yakılarak yok edilmek istendi ama başaramadılar. Çünkü halk, Belgelerle Türkiye'ye sahip çıktı. En büyük güç halkın gücüdür. Düşüncenin, kitabın, aydınlığın, halkın gücü karanlığı hep yenmiştir. Dün olduğu gibi, bugün de, yarın da aydınlık karanlığı hep yenecektir.

Düşünceyi cezalandıran, kitapları yakan zihniyet tarihe gömülecektir. Yazarların, aydınların düşünceleri nedeniyle cezalandırılmadığı, kitapların toplatılmadığı, yasaklanmadığı, yakılmadığı ve halkın devlet yönetiminde söz sahibi olduğu aydınlık bir Türkiye'ye mutlaka ama mutlaka kavuşacağız" tarzındaki cümleleri kitabından aldığım bu satırların benzerlerini bana tekrarlayarak, Bu Bakanlıktan derhal ayrıl burada insan harcarlar bak ben şimdi Müsteşar A.R.A 'ın yanından geliyorum. "Belgeleriyle Türkiye" kitabından dolayı Kaymakamlıktan atıldım. Danıştay'da aklandım. Aldığım kararı müsteşara gösterip tekrar Kaymakamlığa atanmamı istedim. Müsteşar bey bana "evet aklanmışsın ancak sen benim kafama göre hala suçlusun." diyerek odasından beni kovdu" dedi.

Bu konuşmadan sonra Burs paramı denkleştirip, İçişleri Bakanlığından ayrılmak istedim. Yıllık iznimi alıp sonunda ayrılacaktım. İzinli iken Bakanlık Kontrolörlüğü sınavı açılıyor. Yazılı günü arkadaşlara "on gün önce Kaymakamlık sınavını kaybettik. Bunlar bizi kazandırmaz... Aklınızı başınıza alın demek için gittiğimde yerime dilekçe vermişler... kendimi sınav salonunda buldum. Tek şartla girdim partizan soru varsa SBF'liler boş kağıt verip sınavı protesto edecektik. Sorular çok kolaydı... Sivas Kongresi ve tarihi, Evlenmenin mutlak butlan halleri ve kompozisyon sorusu MSP Türkiye'de Ağır Sanayileşme propagandasıydı. Ben siyasi soruyu görünce boş kağıt verip protesto etmek istedimse de arkadaşlar sorular kolay aman kalkma deyince çoğunluğa uydum. Ancak ağır sanayileşme aleyhine, nasılsa kazanamayacağım diye verdim veriştirdim. Ülkemizde sadece montaj sanayisi olduğunu, fabrika temellerinin araçlarla Ankara'ya getirildiğini vs. bunun bir kandırmaca olduğunu yazdım.

Gelin görün ki erken seçim hükümeti kuruluyor, Yeni atanan İçişleri Bakanı Prof:Dr.Sebahattin Özbek yazılı kağıtları MSP bürokratları okuyacağına, daha demokrat ve aydınlar okuyunca, birde ben ağır sanayileşmeyi herhalde tek ben eleştirdiğimden yüksek bir puanla yazılıyı kazandım. Mülakatta da Tef.Kur.Bşk. D.G bize yaptığı haksızlıktan pişman olup, tüm burslu SBF'lilere bakana şirin gözükmek için hep birlikte kazandık. Zaten fazlada bir sayımız yoktu.

İçişleri Bakanlığı Kontrolör adayı olarak atandım. İlk görev yerim Niğde Aksaray ilçesi Belediyesi teftişinde Mülkiye Başmüfettişi Erol Akdoğan yanına 3 kontrolör staja başladık. Erol Abi teftişi bitirip, Teftiş Layihasını önümüze koyup, en kıdemsiz hanginiz dedi. En kıdemsiz bendim."Her sayfanın en solunun altına parafını at ve isminin üstünede imzanı at." deyince panikledim. Yanımdaki arkadaşım Y.A'na sessizce Erol abiye duyurmadan parafta ne diye sordum. O da elini soldan sağa bir iki kere salladı altına da nokta kor gibi yaptı. Bende aynı şekilde her sayfanın sol başına bir sağ çizgi çizip, kaldırmadan bir sola çizgi yapıp ortasına da bir nokta koydum. SBF bitirmiştim ancak parafın ne olduğunu bilmiyordum. O gündür bu gündür parafım bu oldu. Değiştiremedim de... Bu paraf anımla bu anıları hatırladım. Bu vesile ile kaybettiğimiz sevgili Vali Erol Akdoğan'ıda anmış olayım. Işıklar içinde yatsın.

Nejad Kumbasar
SBF 1976, İçişleri Bakanlığı E. Başkontrolörü
Paylaş
  • Twitter
  • del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Technorati
  • Reddit
  • Yahoo Buzz
  • StumbleUpon

Hiç yorum yok...

Bilgi! Maalesef sadece kayıtlı ve giriş yapmış kullanıcılar yorum gönderebilir. Giriş yapın veya Kayıt olun.