|
Talat
Paşa Bulvarı
Tel : (0312) 311 30
Pazartesi
dışında her gün, yazın 8.30-12.30/ 13.30-17.30, kışın
8.30-12.30/13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.
Etnografya
Ankara’nın Namazgah adı ile anılan semtinde, Müslüman
mezarlığı olan tepede kurulmuştur. Anılan
tepe Vakıflar Genel Müdürlüğünce 15 Kasım 1925
tarihli Bakanlar Kurulu kararı gereğince, Milli Eğitim
Bakanlığı'na müze yapılmak üzere bağışlanmıştır.
1924
yılına kadar Anadolu’da Kurtuluş Savaşı’na katılan,
milli kültüre önem veren devrimciler, Türklerin maddi ve
manevi kültü mirasını içeren bir Etnografya Müzesi'nin
kurulmasının gerekliliğine inanıyorlardı. Bu nedenle
Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, eski
mesai arkadaşı Budapeşte Etnografya Müzesi şeflerinden
Türkolog J. Meszaroş’un müzenin kuruluşu konusundaki görüşleri
sorularak, kendisine hizmet teklif edildiği, Prof. Meszaroş’un
bakanlığa sunduğu 29 Kasım 1924 tarihli raporundan anlaşılmaktadır.
Böylece Halk Müzesi'nin kurulmasına hazırlık yapılmak
üzere, 1924’te İstanbul’da Prof. Celal Esad (Arseven)
başkanlığında, daha sonra 1925 yılında İstanbul Müzeler
Müdürü Halil Ethem (Erdem) başkanlığında, eser
toplamak ve satın almak üzere özel bir komisyon kurulmuştur.
Satın alınan 1250 adet eser, 1927 yılında inşası
tamamlanan müzede teşhir edilmiştir. Müze Müdürlüğü'ne
de Hamit Zübeyr Koşay atanmıştır.
15
Nisan 1928 yılında müzeyi ziyaret eden Gazi Mustafa Kemal
Paşa (Atatürk) müze hakkında bilgi aldıktan sonra,
Afgan Kralı Amanullah Han’ın Türkiye’yi ziyaretleri
nedeniyle, müzenin açılmasına emir buyurmuşlardır. Müze
18.7.1930’da halka açılmış ve 1938 Kasım ayında Müzenin
iç avlusu, geçici kabir olarak ayrılıncaya kadar açık
kalmıştır. Atatürk'ün naaşı 1953'de Anıtkabir'e
nakline değin burada kalmıştır. Bu kısım halen Atatürk’ün
anısına hürmeten sembolik bir kabir şeklinde korunmaktadır,
üzerinde beyaz mermere yazılmış şu kitabe bulunmaktadır.
“Burası
10.11.1938'de sonsuzluğa ulaşan Atatürk’ün 21.11.1938
den 10.11.1953 e kadar yattığı yerdir.”
15
yıl süreyle Etnografya Müzesi Anıtkabir görevini görmüştür.
Devlet başkanlarının, elçilerin, yabancı
heyetlerin ve halkın ziyaret yeri
olmuştur. Bu süre içinde müzede çalışmalar sürdürülmüş
6-14.11.1956 tarihinde Uluslararası Müzeler
Haftası nedeniyle gerekli değişiklikler yapılarak,
tekrar halkın ziyaretine açılmıştır.
Binanın
mimarı Arif Hikmet (Koyunoğlu) Cumhuriyetin ilk dönem
mimarlarının en değerlilerindendir
Bina
dikdörtgen planlı olup, tek kubbelidir. Yapının taş
duvarları küfeki taşı ile kaplanmıştır. Alınlık kısmı
mermer olup üzerleri oyma süslüdür.
Binaya
28 basamaklı bir merdivenle çıkılır. 4 sütunlu,
üçlü bir giriş sistemi vardır. Kapıdan
girilince kubbe altı holüne ve
buradan da iç avlu denilen sütunlu kısma geçilir.
Buranın ortasına mermer bir havuz yapılmış, çatı
kısmı açık bırakılmıştır. Daha sonra bu
iç avlu Atatürk'e geçici kabir olarak ayrıldığında,
havuz bahçeye nakledilerek, çatısı kapatılmıştır.
İç avlunun etrafında simetrik olarak büyüklü küçüklü
salonlar yer almaktadır. İdare kısmı müzeye bitişik
olup iki katlıdır.
Müze
önünde at üstünde duran bronz Atatürk Heykeli 1927'de
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İtalyan
Sanatkarı P. Conanica'ya yaptırılmıştır.
Etnografya
Müzesi, Türk Sanatının Selçuklu Devrinden zamanımıza
kadar devam eden örneklerinin sergilendiği bir müzedir.
Anadolu’nun
çeşitli yörelerinden derlenmiş halk giysileri, süs eşyaları,
ayakkabı, takunya örnekleri, Sivas yöresi kadın ve
erkek çorapları çeşitli keseler, oyalar, çevreler, uçkurlar,
peşkirler, bohçalar, yatak örtüleri, gelin kıyafetleri,
damat tıraş takımları eski geleneksel Türk sanatının
birer temsilcileridir.
Türklere
özgü teknik malzeme ve desenlerle kendi içinde halı
dokuma merkezlerinden Uşak, Gördes, Bergama, Kula, Milas,
Ladik, Karaman, Niğde, Kırşehir yörelerine ait halı ve
kilim koleksiyonu vardır.
Anadolu
Maden sanatının güzel örnekleri arasında XV.Yüzyıldan
kalma Memlük kazanları, Osmanlı şerbet kazanları,
güğüm leğen, sini, kahve tepsisi, sahanlar, taslar, mum
makasları vb. çeşitli madeni eserler vardır.
Osmanlı
Devri yayları, okları, çakmaklı tabancalar, tüfekler kılıç
ve yatağanlar, Türk çini porselenleri ve Kütahya
porselenleri, tasavvuf ve tarikat ile ilgili eşyalar, Türk
yazı sanatının güzel örneklerinden levhalar bulunmaktadır.
Türk
ağaç işçiliğinin en güzel örneklerinden,
Selçuklu Sultanı III. Keyhüsrev'in tahtı (XIII.
y.y.), Ahi Şerafettin Sandukası (XIV.y.y.),
Nevşehir Ürgüp’ün Damsa Köyü Taşhur Paşa Camii
mihrabı (XII. y.y.), Siirt Ulu Camii
Mimberi (XII.y.y.) Merzifon Çelebi Sultan
Medresesi Kapısı (XV.y.y.) müzemizin önemli
eserlerindendir.
VII.
Dönem T.B.M.M. üyesi Besim Atalay’ın müzeye
armağan ettiği koleksiyonu çeşitli devirlere ait Türk
sanat tarihlerini içermektedir.
Müzede
özellikle Anadolu etnografya ve folkloru, sanat
tarihi ile ilgili eserleri içeren bir ihtisas kütüphanesi
bulunmaktadır.
|