|
Anıt
Caddesi, Tandoğan
Tel : 231 79 75
Pazartesi dışında her gün,
15 Mayıs-31 Ekim: 09.00-17.00; 1 Kasım-31 Ocak: 09.00-
16.00;
1 Şubat-14 Mayıs: 09.00-12.30 / 13.00-17.00 saatlerinde
ziyarete açıktır.
Türk
Kurtuluş Savaşı'nın ve Türk İnkılâplarının büyük
önderi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün,
Türk vatanının bağımsızlığını kazanması için
giriştiği savaş ve Türk milletini çağdaş uygarlık
seviyesine ulaştırmak amacıyla gerçekleştirdiği inkılâplarla
geçen yaşamı 57 yıl sürmüş ve Büyük Önder 10 Kasım
1938'de ebediyete intikal etmiştir.
Mustafa
Kemal Atatürk, Türkiye'yi bütün kurumları ile çağdaş
uygarlığın bir üyesi yapan, insanlık tarihine mal olmuş
büyük bir önderdir. O'nun yüceliğini her yönüyle
temsil edecek, ilke ve inkılâpları ile çağdaşlaşmaya
yönelik düşüncelerini yansıtacak bir anıtmezar yapma
fikri, Atatürk'ü kaybetmenin derin hüznü içindeki Türk
milletinin ortak isteği olarak belirmiş ve yapımına
karar verilmiştir.
ANITKABİR'İN
İNŞAASI
Anıtkabir
projesinin belirlenmesinden sonra, inşaatın başlayabilmesi
için ilk aşamada kamulaştırılma çalışmalarına başlandı.
Anıtkabir'in inşaatı ise 9 Ekim 1944'de görkemli bir
temel atma töreni ile başladı. Anıtkabir'in inşası 9 yıllık
bir süre içinde 4 aşamalı olarak yapılmıştır.
Birinci
Kısım İnşaat: 1944-1945
Toprak seviyesi ve aslanlı yolun istinat duvarının yapılmasını
kapsayan birinci kısım inşaata 9 Ekim 1944'te başlamış
ve 1945'te tamamlanmıştır.
İkinci
Kısım İnşaat: 1945-1950
Mozole ve tören meydanını çevreleyen yardımcı binaların
yapılmasını kapsayan ikinci kısım inşaat 29 Eylül
1945'te başlamış, 8 Ağustos 1950'de tamamlanmıştır.
Bu aşamada inşaatın kâgir ve betonarme yapı sistemine göre,
temel basıncının azaltılması göz önünde tutularak,
anıt kütlesinin "temel projesinin" hazırlanması
kararlaştırılmıştır. 1947 yılı sonuna kadar
mozolenin temel kazısı ve izolasyonu tamamlanmış ve her
türlü çöküntüleri engelleyecek olan 11 metre yüksekliğinde
betonarme temel sisteminin demir montajı bitirilme aşamasına
gelmiştir.
Giriş
kuleleri ile yol düzeninin önemli bir kısmı, fidanlık
tesisi, ağaçlandırma çalışmaları ve arazinin sulama
sisteminin büyük bir bölümü tamamlanmıştır.
Üçüncü
Kısım İnşaat: 1950
Anıtkabir üçüncü kısım inşaatı, anıta çıkan
yollar, aslanlı yol, tören meydanı ve mozole üst döşemesinin
taş kaplaması, merdiven basamaklarının yapılması,
lahit taşının yerine konması ve tesisat işlerinin yapılmasını
kapsıyordu.
Dördüncü
Kısım İnşaat: 1950-1953
Anıtkabir'in 4. kısım inşaatı ise şeref holü döşemesi,
tonozlar alt döşemeleri ve şeref holü çevresi taş
profilleri ile saçak süslemelerinin yapılmasını kapsıyordu.
Dördüncü kısım inşaat 20 Kasım 1950'de başlamış ve
1 Eylül 1953'te bitirilmiştir.
"Anıtkabir
Projesi"nde mozolenin kolonat üstünde yükselen tonoz
bir bölüm vardı. 4 Aralık 1951 tarihinde hükümet, şeref
holünün 28 m.lik yüksekliğinin azaltılması ile yapının
daha çabuk bitirilmesinin mümkün olup olmadığını
mimarlara sordu.
Mimarlar
yaptıkları çalışmalar sonunda şeref holünü taş bir
tonoz yerine, bir betonarme tavan ile örtmenin mümkün
olduğunu bildirdiler. Böylece tonoz yapının zemine
vereceği ağırlık ve bunun doğuracağı teknik mahzurlar
da ortadan kalkıyordu.
Anıtkabir
yapımında beton üzerine dış kaplama malzemesi olarak
kolay işlenebilen gözenekli, çeşitli renklerde
traverten, mozole içi kaplamalarında ise mermer kullanılmıştır.
Heykel
grupları, aslan heykelleri ve mozole kolonlarında kullanılan
beyaz travertenler Kayseri Pınarbaşı İlçesi'nden,
kulenin iç duvarlarında kullanılan beyaz travertenler ise
Polatlı ve Malıköy'den getirilmiştir. Kayseri Boğazköprü
mevkiinden getirilen siyah ve kırmızı travertenler tören
meydanı ve kulelerin zemin döşemelerinde, Çankırı
Eskipazar'dan getirilen sarı travertenler zafer kabartmaları,
şeref holü dış, duvarları ve tören meydanını çevreleyen
kolonların yapımında kullanılmıştır.
Şeref
holünün zemininde kullanılan krem, kırmızı ve siyah
mermerler Çanakkale, Hatay ve Adana'dan, şeref holü iç
yan duvarlarında kullanılan kaplan postu Afyon'dan, yeşil
renk mermer Bilecik'ten getirilmiştir. 40 ton ağırlığındaki
yekpare lahit taşı Adana'nın Osmaniye İlçesi'nden,
lahitin yan duvarlarını kaplayan beyaz mermer ise
Afyon'dan getirilmiştir.
ANITKABİR'İN
MİMARİ ÖZELLİKLERİ
Türk
mimarlığında 1940-1950 yılları arası, "II. Ulusal
Mimarlık Dönemi" olarak adlandırılır. Bu dönemde
daha çok anıtsal yönü ağır basan, simetriye önem
veren, kesme taş malzemenin kullanıldığı binalar yapılmıştır.
Anıtkabir bu dönemin özelliklerini taşımaktadır.
Bu
dönem özellikleri ile birlikte Anıtkabir'de Selçuklu ve
Osmanlı mimari özelliklerine ve süsleme öğelerine sıkça
rastlanır.
Örneğin
dış cephelerde, duvarların çatı ile birleştiği yerde
kuleleri dört yandan saran Selçuklu taş işçiliğinde
testere dişi olarak adlandırılan bordür bulunmaktadır.
Ayrıca Anıtkabir'in bazı yerlerinde (Mehmetçik Kulesi, Müze
Müdürlüğü) kullanılan çarkıfelek ve rozet denilen taş
süslemeler Selçuklu ve Osmanlı sanatında da göze çarpmaktadır.
Bütün
bu özellikleriyle yapıldığı dönemin en iyi örneklerinden
biri olan Anıtkabir yaklaşık 750.000 m² lik bir alanı
kaplamakta olup, Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma
ayrılır.
BARIŞ
PARKI
Anıtkabir; Atatürk'ün "Yurtta Sulh, Cihanda
Sulh" özdeyişinden ilham alınarak, çeşitli yabancı
ülkelerden ve Türkiye'nin bazı bölgelerinden getirilen
fidanlarla oluşturulan Barış Parkı içinde yükselmektedir.
Afganistan,
A.B.D., Almanya, Avusturya, Belçika, Çin, Danimarka,
Finlandiya, Fransa, Hindistan, Irak, İngiltere, İspanya,
İsrail, İsveç, İtalya, Japonya, Kanada, Kıbrıs, Mısır,
Norveç, Portekiz, Yugoslavya ve Yunanistan'dan çeşitli ağaç
ve fidanlar getirilmiştir. Bugün Barış Parkı'nda 104
ayrı türden yaklaşık 48.500 adet süs ağacı, ağaççık
ve süs bitkisi bulunmaktadır.
ANIT
BLOKU
Anıtkabir Anıt Bloku üç bölümden oluşmaktadır.
1- Aslanlı Yol
2- Tören Meydanı
3- Mozole
Anıtkabir'e
Tandoğan kapısından girildiğinde Barış Parkı içerisinde
uzanan yoldan Aslanlı Yol başındaki 26 basamaklı geniş
merdivenlere ulaşılır. Merdivenin hemen başında karşılıklı
olarak istiklal ve hürriyet kuleleri yer alır.
Anıtkabir
yapı topluluğu içinde, simetri gözetilerek yerleştirilmiş
olan on adet kule vardır. Bu kulelere ulusumuzun ve
devletimizin oluşumunda büyük tesirleri olan yüce
kavramları temsil eden isimler verilmiştir. Kuleler, plan
ve yapı bakımından birbirinin benzeridir. Kareye yakın
12 x14 x7,20 m. boyutlarında dikdörtgen plan üzerine
kurulmuş olan kulelerin üzeri piramit biçiminde çatılarla
örtülüdür. Çatıların tepelerinde, eski Türk çadırlarında
görülen tunç mızrak ucu vardır. Eski Türk kilim
desenlerinden alınmış geometrik süslemeler, fresk tekniğinde
uygulanmıştır.
Ayrıca
kulelerin iç duvarlarında, o kulenin ismiyle ilgili bir
kompozisyon ve Atatürk'ün özlü sözleri bulunmaktadır.
1.
İSTİKLAL KULESİ
Aslanlı
yolun sağ başındaki İstiklal Kulesi'nin iç duvarlarında
bulunan kabartmada, ayakta duran ve iki eliyle kılıç
tutan bir gencin yanında bir kaya üzerine konmuş kartal
figürü görülmektedir. Kartal, mitolojide ve Selçuklu
sanatında gücün, istiklâl ve bağımsızlığın sembolü
olarak tasvir edilmiştir. Kılıç tutan genç ise
istiklali savunan Türk milletini temsil etmektedir.
Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir.
Ayrıca
kule duvarlarında yazı bordürü olarak Atatürk'ün
istiklalle ilgili şu sözleri yer almaktadır:
"Ulusumuz
en korkunç yok oluşla son buluyor gibi görünmüşken,
tutsak edilmesine karşı evladını ayaklanmaya davet eden
atalarının sesi, kalplerimiz içinde yükseldi ve bizi son
Kurtuluş Savaşı'na çağırdı." (1921)
"Hayat
demek savaşma, çarpışma demektir. Hayatta başarı
kesinlikle savaşta başarı kazanmakla mümkündür."
(1927)
"Biz
hayat ve bağımsızlık isteyen ulusuz ve yalnız ve ancak
bunun için hayatımızı hiçe sayarız." (1921)
"İnsaf
ve merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur. Türk ulusu, Türkiye'nin
gelecekteki çocukları, bunu bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar."
(1927)
"Bu
ulus bağımsızlıktan yoksun olarak yaşamamıştır, yaşıyamaz
ve yaşamıyacaktır, ya istiklal ya ölüm." (1919)
Kulenin
içinde ise Anıtkabir maketi ile Anıtkabir'i tanıtıcı
ışıklı panolar bulunmaktadır.
2.
HÜRRİYET KULESİ
Aslanlı Yol'un sol başında bulunan Hürriyet Kulesi içindeki
kabartmada; elinde kağıt tutan melek figürü ile meleğin
yanında şaha kalkmış bir at tasvir edilmiştir. Melek
figürü bağımsızlığın kutsallığını, elindeki kağıt
"Hürriyet Beyannamesi"ni sembolize etmektedir. At
figürü ise hürriyet ve bağımsızlık sembolüdür.
Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir.
Kule
duvarlarında Atatürk'ün hürriyet ile ilgili şu sözleri
yazılıdır.
"Esas,
Türk ulusunun saygın ve onurlu bir ulus olarak yaşamasıdır.
Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir.
Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun bağımsızlıktan
yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmak
durumundan yüksek bir işleme hak kazanamaz." (1927)
"Bence,
bir ulusta şerefin, onurun, namusun ve insanlığın sürekli
olarak bulunabilmesi kesinlikle o ulusun özgürlük ve bağımsızlığına
sahip olabilmesiyle mümkündür."
"Özgürlüğün
de, eşitliğin de, adaletin de dayandığı ulusal
egemenliktir."
"Bütün
tarihsel yaşantımızda özgürlük ve bağımsızlığa
sembol olmuş bir ulusuz."
Kule
içinde Anıtkabir'in inşaat çalışmalarını gösteren
fotoğraf sergisi ve inşaatta kullanılan taş örnekleri
bulunmaktadır.
3.
KADIN HEYKEL GRUBU
İstiklal
kulesinin önünde, ulusal giysiler giymiş üç kadından
oluşan bir heykel grubu vardır. Bu kadınlardan
kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk
tutmaktadır. Başak demetlerinin meydana getirdiği çelenk
bereketli yurdumuzu temsil etmektedir. Soldaki kadın, ileri
uzattığı elindeki kapla Atatürk'e tanrıdan rahmet
dilemekte, ortadaki kadın eliyle yüzünü kapamış ağlamaktadır.
Bu
üçlü grup, Türk kadınlarının Atatürk'ün ölümünün
derin acısı içinde bile gururlu, ağırbaşlı ve azimli
oluşunu dile getirmektedir. Heykel grubu Hüseyin Özkan'ın
eseridir.
4.
ERKEK HEYKEL GRUBU
Hürriyet
Kulesi'nin önünde üç erkekten oluşan heykel grubu vardır.
Sağdaki erkek başında miğferi ve kalın kaputu ile Türk
askerini temsil ederken, onun yanında elinde kitabı ile Türk
gençliğini ve aydın insanı, biraz gerisinde ise yerel kıyafetlerle
Türk köylüsü temsil edilmiştir. Her üç heykelin yüzünde
derin acı ile Türk milletinin kendine özgü ağırbaşlılığı
ve yüksek irade gücü dile getirilmiştir. Heykel grubu, Hüseyin
Özkan'ın eseridir.
5.
ASLANLI YOL
Ziyaretçileri Atatürk'ün yüce huzuruna hazırlamak için
yapılmış olan 262 m. uzunluğundaki yolun iki yanında
oturmuş pozisyonda 24 aslan heykeli bulunmaktadır. Atatürk'ün
Türk ve Anadolu tarihine verdiği önem sebebiyle,
Anadolu'da uygarlık kuran Hititlerin sanat üslubu ile yapılan
aslan heykelleri kuvvet ve sükuneti temsil etmektedir.
Heykeller Hüseyin Özkan'ın eseridir.
6.
TÖREN MEYDANI
Aslanlı yolun sonunda yer alan tören meydanı 129 x84,25
m. boyutlarındadır. 15.000 kişi kapasiteli bu alanın
zemini; siyah, kırmızı, sarı ve beyaz renkte traverten
taşlardan oluşan 373 adet halı ve kilim deseniyle bezenmiştir.
7.
MEHMETÇİK KULESİ
Aslanlı
yolun bitiminde sağda Mehmetçik Kulesi yer almaktadır.
Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada; cepheye
gitmekte olan Mehmetçiğin evinden ayrılışı ifade
edilmektedir. Bu komposizyonda, elini asker oğlunun omuzuna
atmış onu vatan için savaşa gönderen hüzünlü, fakat
gururlu anne tasvir edilmiştir. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun
eseridir.
Kulenin
duvarlarında Atatürk'ün Mehmetçik ve Türk kadınları
hakkında söylediği özlü sözler yer almaktadır:
"Kahraman
Türk eri Anadolu savaşlarının anlamını kavramış,
yeni bir ülke ile savaşmıştır." (1921)
"Dünyanın
hiçbir yerinde, hiçbir ulusunda Anadolu köylü kadının
üstünde kadın çalışmasından söz etmek imkânı
yoktur." (1923)
"Bu
ulusun çocuklarının özverileri, kahramanlıkları için
ölçü birimi bulunamaz."
Kulenin
içinde; Anıtkabir ve Atatürk ile ilgili çeşitli
kitaplar ve hediyelik eşyalar ziyaretçilere sunulmaktadır.
8.
ATATÜRK VE TÜRK DEVRİMİ KÜTÜPHANESİ
Mehmetçik
ve Zafer kuleleri arasında yer alan; müze, kitaplık ve Kültürel
Faaliyetler Müdürlüğü'nün içindeki birimde "Atatürk
ve Türk Devrimi Kütüphanesi" bulunmaktadır. Atatürk,
milli mücadele ve inkılâplar konulu Türkçe ve yabancı
dillerde kitapların bulunduğu bir "İhtisas Kütüphanesi"
olarak, her kesimden araştırmacı ve okuyucuya hafta içi
09.00-12.30 / 13.30-17.00 saatleri arasında hizmet
vermektedir.
9.
ZAFER KULESİ
Kulenin duvarlarında Atatürk'ün en önemli üç zaferinin
tarihi ve zaferle ilgili özlü sözleri yazılıdır.
Kule
içinde Atatürk'ün naaşını 19 Kasım 1938'de İstanbul
Dolmabahçe Sarayı'ndan alarak Sarayburnu'nda donanmaya
teslim eden top arabası sergilenmektedir.
10.
İSMET İNÖNÜ'NÜN LAHTİ
Barış
ve Zafer Kuleleri arasında yanları açık sütunların oluşturduğu
galerinin ortasında 25 Aralık 1973 yılında vefat eden
Atatürk'ün en yakın silah arkadaşı, Türk Milli Mücadelesinin
Batı Cephesi komutanı ve ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün
sembolik lahdi bulunmaktadır. Mezar odası alt kattadır.
İsmet
İnönü, Anıtkabir'e 28 Aralık 1973'te Bakanlar Kurulu
Kararı ile defnedilmiştir.
11.
BARIŞ KULESİ
Kulenin iç duvarında Atatürk'ün "Yurtta Barış, Dünyada
Barış" ilkesini dile getiren bir kabartma
kompozisyonu yer almaktadır. Bu kabartmada çiftçilik
yapan köylüler ve yanlarında kılıcını uzatarak onları
koruyan bir asker figür tasvir edilmiştir. Bu asker barışın
sağlam ve güvenli kaynağı olan Türk ordusunu sembolize
etmektedir. Bu şekilde insanlar Türk ordusunun sağladığı
huzur ortamı içinde günlük hayatlarını devam
ettirmektedirler. Kabartma, Nusret Suman'ın eseridir.
Kule
duvarlarında Atatürk'ün barış ile ilgili şu sözleri
yer almaktadır.
"Dünya
vatandaşları kıskançlık, açgözlülük ve kinden
uzaklaşacak şekilde terbiye edilmelidir." (1935)
"Yurtta
Barış, Cihanda Barış."
"Ulusun
hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir
cinayettir." (1923)
Kulenin
içinde ise Atatürk'ün 1935-1938 yılları arasında
kullandığı Lincoln marka tören ve makam otomobilleri
sergilenmektedir.
12.
23 NİSAN KULESİ
Kulenin
iç duvarında 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet
Meclisi'nin açılışını temsil eden bir kabartma yer
almaktadır. Bu kabartmada, ayakta duran kadının tuttuğu
kağıdın üzerinde 23 Nisan 1920 yazılıdır. Kadının
diğer elinde Millet Meclisimizin açılışını simgeleyen
bir anahtar bulunmaktadır. Kabartma, Hakkı Atamulu'nun
eseridir.
Kule
duvarlarında meclisin açılışıyla ilgili Atatürk'ün
özlü sözleri yer almaktadır:
"Bir
tek karar vardı: O da ulusal egemenliğe dayalı, hiçbir
koşula bağlı olmayan bağımsız, yeni bir Türk Devleti
kurmak." (1919)
"Türkiye
Devletinin tek ve gerçek temsilcisi yalnız ve ancak Türkiye
Büyük Millet Meclisi'dir."
"Bizim
bakış açılarımız kuvvetin, gücün, egemenliğin, yönetimin
doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde
bulundurulmasıdır."
Kulede
Atatürk'ün 1936-1938 yılları arasında kullandığı
Cadillac marka özel otomobili sergilenmektedir.
13.
BAYRAK DİREĞİ
Anıtkabir'in Çankaya yönündeki 28 basamaklı tören
meydanına giriş merdivenlerinin ortasında, tek parçalı
yüksek bir direk üzerinde Türk bayrağı dalgalanır.
Amerika'da özel olarak yaptırılan 33.53 m. yüksekliğindeki
bu direk, Avrupa'daki tek parça çelik bayrak direklerinin
en yükseğidir. Direğin 4 metresi kaidenin altında
kalmaktadır. Amerika'da yaşayan Türk asıllı Amerika
vatandaşı Nazmi Cemal tarafından, kendi bayrak direği
fabrikasında imal edilerek 1946 yılında Anıtkabir'e
hediye edilmiştir. Bayrak direğinin kaidesinde yer alan
kabartmada; meşale Türk medeniyetini, kılıç taarruz gücünü,
miğfer savunma gücünü, meşe dalı zaferi, zeytin dalı
ise barışı simgelemektedir. Türk bayrağı, ulusumuzun
yurdunu savunma, zafer kazanma, barışı koruma ve uygarlık
kurma gibi yüce değerleri üzerinde dalgalanmaktadır.
Kabartma Kenan Yontuç'un eseridir.
14.
MİSAK-I MİLLİ KULESİ
Müzenin
girişindeki bu kulenin içinde bulunan kabartma, tek vücut
olarak kenetlenmemizi sembolize etmektedir. Kabartma, bir kılıç
kabzası üzerinde üst üste konmuş dört elden ibarettir.
Bu komposizyon Türk vatanının kurtarılması için içilen
millet andını ifade etmektedir. Kabartma Nusret Suman'ın
eseridir.
Kulenin
duvarlarında Atatürk'ün Milli Misak ile ilgili şu sözleri
yazılıdır:
"Kurtuluşumuzun
genel kuralı olan ulusal andı tarih safhasına yazan
ulusun demir elidir." (1923)
"Ulusal
sınırlarımız içinde özgür ve bağımsız yaşamak
istiyoruz." (1921)
"Ulusal
benliği bulamayan uluslar başka ulusların avıdır."
(1923)
Kulenin
ortasında Anıtkabir'de icra edilen törenlere katılan
heyetlerin özel defteri imzalamaları için imza kürsüsü
yer almaktadır. Müzenin girişi olan bu kulede bulunan aktüalite
panolarında Anıtkabir'de yapılan önemli törenlere ait
fotoğraflar da sergilenmektedir.
15.
ANITKABİR ATATÜRK MÜZESİ
Anıtkabir
Proje Yarışması şartlarına uygun olarak, Misak-ı Milli
ve İnkılâp kuleleri arasındaki bölüm müze olarak
belirlenmiştir. Bu amaçla 21 Haziran 1960'ta Anıtkabir
Atatürk Müzesi açılmıştır. Burada Atatürk'ün
kullandığı eşyalar ve kendisine hediye edilen armağanlar
ve giysileri teşhir edilmektedir.
Müzede
ayrıca Atatürk'ün madalya ve nişanları ile manevi
evlatlarından A. Afet İnan, Rukiye Erkin, Sabiha Gökçen'in
müzeye armağan ettikleri Atatürk'e ait eşyalar
sergilenmektedir.
16.
İNKILâP KULESİ
Müzenin
devamı olan bu kulede Atatürk'ün giydiği elbiseler
sergilenmektedir. Kulenin iç duvarında yer alan kabartmada
zayıf, güçsüz bir elin tuttuğu sönmek üzere olan bir
meşale, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu'nu
simgelemektedir. Güçlü bir elin göklere doğru kaldırdığı
ışıklar saçan diğer bir meşale ise, yeni Türkiye
Cumhuriyeti ve Atatürk'ün Türk ulusunu çağdaş uygarlık
düzeyine ulaştırmak için yaptığı inkılâpları
simgelemektedir. Kabartma Nusret Suman'ın eseridir.
Kule
duvarlarında Atatürk'ün inkılâplarla ilgili şu sözleri
yazılıdır:
"Bir
toplum aynı amaca bütün kadınları ve erkekleriyle
beraber yürümezse ilerlemesine, uygarlaşmasına teknik
imkân ve bilimsel ihtimal yoktur."
"Biz
ilhamlarımızı gökten ve bilinmeyen alemden değil, doğrudan
doğruya hayattan almış bulunuyoruz."
Müzenin
giysi bölümü olarak kullanılan bu kulede; Anadolu Üniversitesi
eski rektörü Prof. Dr.Yılmaz Büyükerşen'in yaptığı
Atatürk'ün gerçek boyutlarında balmumu heykeli
bulunmaktadır.
17.
CUMHURİYET KULESİ
Sanat
Galerisi'nin girişi olan bu kulenin duvarlarında Atatürk'ün
Cumhuriyet ile ilgili şu özlü sözü bulunmaktadır.
"En
büyük gücümüz, en güvenilir dayanağımız, ulusal
egemenliğimizi kavramış ve onu eylemli olarak halkın
eline vermiş ve halkın elinde tutabileceğimizi gerçekten
kanıtlamış olduğumuzdur."
Kulenin
içinde, Atatürk'ün öğrenim gördüğü Manastır Askeri
İdadisi ile Sivas ve Erzurum Kongre binaları ve I.
T.B.M.M. binalarının maketleri ve o dönemlere ait fotoğraflar
sergilenmektedir.
18.
SANAT GALERİSİ
Cumhuriyet
Kulesi ve Müdafaa-i Hukuk Kuleleri arasında yer alan bu bölümde
Atatürk'ün özel kitaplığı teşhir edilmektedir.
Duvarlarda
Atatürk'ü ziyaret etmiş olan yabancı devlet adamları
ile Atatürk'ü birlikte tasvir eden yağlı boya tablolar
bulunmaktadır. Bu tablolar, ressam Rahmi Pehlivanlı'nın
eseridir.
Galeride
ayrıca, Atatürk, Milli Mücadele ve Anıtkabir konulu
belgesel filmlerin gösterildiği sinevizyon bölümü yer
almaktadır.
19.
MÜDAFAA-İ HUKUK KULESİ
Bu
kule duvarının dış yüzeyinde yer alan kabartmada,
Kurtuluş Savaşımızda ulusal birliğimizin temeli olan Müdafaa-i
Hukuk dile getirilmektedir. Kabartmada, bir elinde kılıç
tutarken diğer elini ileri uzatmış sınırlarımızı geçen
düşmana "Dur!" diyen bir erkek figür tasvir
edilmiştir. İleri uzatılan elin altında bulunan ulu ağaç
yurdumuzu, onu koruyan erkek figürü ise kurtuluş amacıyla
birleşmiş olan milletimizi temsil etmektedir. Kabartma
Nusret Suman'ın eseridir.
Kulenin
duvarlarında Atatürk'ün Müdafaa-i Hukuk konusunda söylediği
sözler yer almaktadır:
"Ulusal
gücü etken ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır."
(1919)
"Ulus
bundan sonra hayatına, bağımsızlığına ve bütün varlığına
şahsen kendisi sahip çıkacaktır." (1923)
"Tarih;
bir ulusun kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman
inkâr edemez." (1919)
"Türk
ulusunun kalbinden, vicdanından doğan ve onu esinlendiren
en esaslı, en belirgin istek ve iman belli olmuştu:
Kurtuluş." (1927)
Kulenin
içinde "Atatürk ve Milli Mücadele" konulu
periyodik sergiler düzenlenmektedir. Ayrıca Atatürk'ün
öğrenim gördüğü Harbiye Mektebi'nin maketi bulunmaktadır.
20.
SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ KONULU KABARTMA
Komposizyonun
sağında bir genç, iki at, bir kadın ve bir erkek
bulunmaktadır.Bunlar, savaşın ilk döneminde düşman
saldırıları karşısında evlerini bırakıp yurt
savunması için yollara düşmüştür. Sağdaki delikanlı
arkaya dönmüş, sol elini kaldırıp yumruğunu sıkarak düşmanlara;
"Bir gün döneceğiz ve sizden öcümüzü alacağız"
demektedir.
Bu
üçlü grubun önünde çamura batmış bir araba, çabalayan
atlar, tekerleği döndürmeye çalışan bir erkek ve iki
kadın ile ayakta bir yiğit ve ona bir kılıç sunan diz
çökmüş bir kadın vardır. Bu grup figürleri, Sakarya
Muharebesi başlamadan önceki dönemi temsil etmektedir. Bu
grubun solunda, yere oturmuş iki kadın ve bir çocuk, düşman
istilası altında, Türk ordusunu bekleyen halkımızı
simgelemektedir. Bu halkın üzerinden uçarak Başkomutan
Mustafa Kemal'e çelenk sunan bir zafer meleği vardır.
Komposizyonun
sonunda yere oturan kadın vatan anayı, diz çöken genç
Sakarya Meydan Muharebesi'ni kazanan Türk ordusunu, meşe ağacı
ise zaferi simgelemektedir. Vatan ana, Türk ordusunun
zaferinin simgesi olan meşe ağacını göstermektedir.
Kabartma İlhan Koman'ın eseridir.
21.
BAŞKOMUTAN MEYDAN MUHAREBESİ KONULU KABARTMA
Komposizyonun
solunda yer alan ve bir köylü kadın, bir erkek çocuk ve
bir attan oluşan grup milletçe savaşa hazırlık dönemini
temsil etmektedir. Sonraki bölümde; Atatürk bir elini
ileri uzatmış ve "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir,
ileri!" diyerek ordularımıza hedefi göstermektedir.
Öndeki melek, Ata'nın emrini borusu ile uzak ufuklara
iletmektedir. Bundan sonraki bölümüde, Atatürk'ün
emrini yerine getiren Türk ordusunun fedakarlıklarını ve
kahramanlıklarını temsil eden kabartmada, vurulup düşen
bir erin elindeki bayrağı kavrayan bir yiğit ile siperde
ellerinde kalkan ve kılıçlı bir asker Türk ordusunun
taarruzunu sembolize etmektedir. Önde ise elinde Türk
bayrağı ile Türk ordusunu çağıran zafer meleği
bulunmaktadır. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir.
22.
MOZOLE
Anıtkabir'in en önemli bölümü olan mozoleye çıkan 42
basamaklı merdivenlerin ortasında "hitabet kürsüsü"
yer almaktadır. Mermer kürsünün tören meydanı cephesi
dairesel geometrik motiflerle süslü olup, ortasında Atatürk'ün
"Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" sözü
yazılıdır. Kürsü Kenan Yontuç'un eseridir.
Mozole
72x52x17 m. boyutlarında uzunca dikdörtgen bir plan üzerine
kurulmuş olup, ön ve arka sekiz, yan cepheler ise 14.40 m.
yüksekliğinde ondört kolonatla çevrelenmiştir. Mozole
cephesinde, solda Atatürk'ün Türk gençliğine hitabı,
sağda ise Cumhuriyet'in kuruluşunun 10. yıldönümünde söylediği
nutku yer almaktadır. Harfler taş kabartma üzerine altın
yaldızlarla yazılmıştır.
23.
ŞEREF HOLÜ
Şeref holüne bronz kapılardan girilir. Girişte sağda
Atatürk'ün 29 Ekim 1938 tarihli Türk ordusuna son mesajı,
solda ise 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün Atatürk'ün
ölümü üzerine yayınladığı 21 Kasım 1938 tarihli Türk
milletine taziye mesajı yer almaktadır. Bu iki yazıt Atatürk'ün
doğumunun 100. yılı olan 1981'de yazılmıştır.
Girişin
tam karşısında büyük pencerenin yer aldığı nişin içinde,
Atatürk'ün sembolik lahdi bulunmaktadır. Lahit taşı tek
parça kırmızı mermer olup 40 ton ağırlığındadır.
Lahit taşının yer aldığı bölüm ise beyaz Afyon
mermeri ile kaplıdır. Şeref holünün zemini Adana ve
Hatay'dan, yan duvarları ise Afyon ve Bilecik'ten getirilen
kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerlerle
kaplanmıştır.
Şeref
holünün 27 kirişten oluşan tavanı ile yan galeri
tavanları mozaik ile süslenmiştir. Şeref holünün yüksekliği
17 m. olup, yan duvarlarında altışardan 12 adet bronz meşale
bulunmaktadır. Mozole yapısının üstü, düz kurşun çatı
ile örtülüdür.
24.
MEZAR ODASI
Atatürk'ün aziz naaşı, mozolenin zemin katında doğrudan
doğruya toprağa kazılmış bir mezarda bulunmaktadır.
Mozolenin birinci katı olan şeref holündeki sembolik
lahit taşının tam altında bulunan mezar odası Selçuklu
ve Osmanlı mimari stilinde sekizgen planlı olup, piramidal
külahlı, tavanı geometrik motifli mozaiklerle süslenmiştir.
Zemin ve duvarlar siyah, beyaz, kırmızı mermerlerle
kaplanmıştır. Mezar odasının ortasında kıble yönünde
kırmızı mermer sanduka yer almaktadır. Mermer sandukanın
çevresinde bütün illerden ve Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti'nden gönderilen toprakların konulduğu pirinç
vazolar bulunmaktadır.
|